Tuesday, February 11, 2014

Kaçırılmaması Gereken En Avantajlı Yılbaşı Fırsatları Bu Yazıda!



Yeni yıl heyecanının hepimizi iyiden iyiye sardığı bugünlerde, bir yandan yılbaşı akşamı için planlar yaparken bir yandan da “ne hediye alacağım?” endişesi içerisine giriyoruz. Yılbaşına kısa bir zaman kala alışveriş merkezlerinde telaşla gezmek yerine sizin için hazırladığımız alternatif hediye ve kampanya önerilerini mutlaka inceleyin!

Sizin için ilk seçtiğim hediye alternatifi ev hediyesi almayı düşünenlerin oldukça ilgisini çekecek!

2014'ün en güzel kahvaltıları, en hoş sohbetleri için Vestel’in sunduğu kahvaltı setlerine mutlaka göz atın derim!


kacirilmamasi gereken en avantajli yilbasi firsatlari bu yazida 1


Vestel yılbaşına özel hazırladığı kahvaltı setleri ile hediye alışverişini kolaylaştırıyor. Kırmızı, Inox ve Siyah Kahvaltı Setleri hem şıklığı ile göz dolduracak, hem de sevdiklerinizi çok mutlu edecek. “Hediyem yılbaşı ruhuna uygun olsun!” diyenler için kırmızı set ideal bir seçim.

Vestel Inox Su Isıtıcı, Dijital Tost Makinesi, Türk Kahve Makinesi'nden oluşan Inox set de çok şık ve pratik bir alternatif. Bu setin farkı ızgara olarak da kullanılabilen Vestel Dijital Inox Tost Makinesi.

Modern ve şık bir hediye arayanlar içinse önerimiz Siyah Set. Vestel Siyah Su Isıtıcı, Ekmek Kızartma Makinesi ve Filtre Kahve Makinesi içeren bu set farklı tasarımı ile benzersiz bir hediye olmaya aday.

Setler için buradan online sipariş verebilir, ücretsiz kargoyla hemen hediyelerinize kavuşabilirsiniz! Unutmadan, Vestel Kahvaltı Setleri 2014 yeni yıla özel hazırlandı. Yılbaşı’ndan sonra bu şekilde set olarak bu fiyatlarda bulmanız pek mümkün değil.

Özel, başka hiçbir yerde olmayan bir hediye arıyorsanız Vestel'de harika bir öneri daha var: Yılbaşı özel tasarımlı Türk Kahvesi Makinesi yeni yıla özel indirimli sadece 59 TL!

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni hediyeler… Peki 2014 için dileğiniz hazır mı?

Siz sevdiklerinizi unutmayıp yeni yıl hediyeleri alırken Garanti de sizi unutmamış!

2013 yılını geride bırakırken yeni yıldan yeni dilekler eksik olmuyor. Yeni yıla girerken Garanti Bankası bazılarımızın dileklerini duymuş gibi sosyal medya takipçilerini sevindirecek bir kampanya yapmış!

Yeni yıl hediyeniz Garanti Link’ten!

Yıl boyunca farklı kampanyalarla fırsatlar sunan Garanti Link, 2014’e girerken çuvalını hediyelerle doldurmuş bir Noel Baba gibi bacanızdan inmeye hazırlanıyor. Günde en az 10 kere kontrol ettiğimiz sosyal medya hesaplarımızı Garanti Link ile Link’leyerek 14 şahane hediyeden birini kazanmaya hak kazanıyoruz. Televizyondan tablet bilgisayara, telefondan fotoğraf makinasına kadar birbirinden değerli hediyelerden birine sahip olmak çok da kolay. Benim dileğim yeni yılda sevdiklerimle her anımı ölümsüzleştirebileceğim bir fotoğraf makinası. Sizin dileğiniz ne?


kacirilmamasi gereken en avantajli yilbasi firsatlari bu yazida 2


Siz de buradan sosyal medya hesaplarınızı Link’leyin, 14 şahane hediyeden birini kazanma şansı yakalayın!

Diğer bir önerim ise moda ile teknolojiyi bir araya getiren Samsung Galaxy Gear! Çarpıcı renk seçenekleri, ince ve zarif tasarımı ile giyilebilir teknolojileri günlük yaşama daha da entegre eden Samsung Galaxy Gear alan herkese, 32GB microSD kart hediye ediliyor. 31 Aralık’a kadar geçerli olan kampanya ile hem yeni yılın en şık hediyesi olmaya aday Galaxy Gear’a, hem de yeni yılda en güzel anılarınızı rahatça saklayabileceğiniz 32GB microSD karta sahip olabilirsiniz.


kacirilmamasi gereken en avantajli yilbasi firsatlari bu yazida 3


Yenilikçi ve modaya önem veren kullanıcılara siyah, beyaz, gri, turuncu, sarı ve roze gibi çarpıcı renk seçenekleri sunan Galaxy Gear, 1.9 megapiksel BSI sensörlü kamerası ve 1.63 inç Super AMOLED ekranı ile kullanıcıları cezbediyor.

Telefonunuz cebinizdeyken bile bağlantıda kalmanızı sağlayan Galaxy Gear’da bulunan dahili hoparlör sayesinde telefonsuz konuşma deneyimini sunuyor. Örneğin, bir yandan yılbaşı partiniz için hazırlanırken, diğer taraftan telefon konuşmalarınızı yapabilir, alarmınızı kurabilir, mesaj yazabilir ya da takvim girişlerinizi oluşturabilirsiniz.

Kampanya hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın: http://www.samsung.com/tr/campaigns/galaksidenhediye/

Bir boomads advertorial içeriğidir.


Friday, February 7, 2014

keçeden şal modelleri

Merhabalar degerli site ziyaretcilerimiz. Simdiki makalemiz keçeden şal modelleri.


keceden sal modelleri 1



Ya hanımlar ben bittim bu hatunun yaptıklarına. Hani keçeler den çok şey gördük duyduk ta, bunlar resmen sanat eseri. Nasıl bir maharettir bu, böylesine zevkli ihtişamlı, tasarımlar yapmak. Şimdiye kadar gördüğüm keçeyle yapılanlar bir anda uçup gitti bunları görünce, neyse sizi başbaşa bırakayım bu güzelliklerle.


keceden sal modelleri 2


keceden sal modelleri 3



keceden sal modelleri 4



keceden sal modelleri 5



keceden sal modelleri 6



keceden sal modelleri 7



keceden sal modelleri 8



keceden sal modelleri 9



keceden sal modelleri 10



keceden sal modelleri 11



E bu kadar yeter yani, yoksa kotam dolucak, gerisini buyrun buradan bakın.



Bunu E-postayla GönderBlogThis!Twitter'da PaylaşFacebook'ta Paylaş


keceden sal modelleri 12
Kesinlikle hosunuza gidecek guzel yazilar : zarif şal modelleri

Wednesday, February 5, 2014

VISNELI PASTA


VISNELI PASTA

visneli pasta 1


visneli pasta 2


visneli pasta 3


visneli pasta 4
Arkadaslarim ara verince beni unuttu sanirim tekrar ziyaretime bekliyorum bende hepinize tek tek ugrayacagim .Tarif  bilinen bir tarif hatirlatmak istedim  bende unutmustum uzun zaman gecmis  aradan

Hazirlanisi

2 paket vanilyali puding 1 kg sut ile pisirilir

Sovoyer biskuvi kare borcama dizilir uzerine pisen puding dokulur

Ayri bir kapta 1 paket vanilyali puding 2,5 bardak visne suyu ile pisirilir icerisine 1 kase visne atilir karistirilir

Borcamdaki pudingin uzerine 1 kat daha savoyer dizilir uzerine visneli puding dokulur buzdolabinda sogutulur


Sunday, February 2, 2014

Bizim evin halları


Bir süre yazmayınca insan yazmayı da unutuyor sanki.

Şükürler olsun bizim evden iyi haberler var. Gamsegamse bugün de hastaneye gitti,kan verdi testler oldu ve karaciğer enzimleri de lökosit de düşmüş. Tam istenilen seviyelerde olmasa da  hızla düşüyor. Dün geceyi biraz huzursuz geçirdi, heyecan yaptı ama neyseki sonuçları alınca rahatladı. Bundan sonraki tarih; 21 Ocak.. O gün yine  kan verecek falan filan.

 Hadi azcık biraz film ,kitap, yemek falan konuşalım.


bizim evin hallari 1


Filmimiz,  Marcus Zusak'ın  Kitap Hırsızı adlı  kitabından aynı adla  sinemaya uyarlanan; Kitap Hırsızı... Anlatıcısının ölüm olan,Cennet sokağında yaşayan; akordion kalpli bir adam, kitap hırsızı bir kız,Gökgürültüsünün arkasına saklanan kocaman yürekli bir kadın  ve limon gibi sapsarı saçları olan bir çocuğun hikayesi. Atmosferimiz II.Dünya savaşı yıllarında Almanya...Her olumsuzluğun içinde yaşanacak bir güzelliğin de olabileceğini anlatan, yer yer sert,hüzünlü,duygulu,umutlu bir hikaye... Kitap sevgisine de bambaşka ,çok güzel bir örnek hem de... Ben çok beğenerek izledim. Kitabı okuma fırsatı bulamadan filmi izledim. Kitabı okuduktan sonra izleyenler olursa,görüşlerini merak ederim. Lizel ve Max'ın   evin bodrumunda yaptıkları sohbetler kitapta çok daha güzel çok  daha farklıdır eminim...Filmde anneyi oynayan Emily Vatson yine harikaydı ,bunu da söylemeden geçemeyeceğim....

Kitabımız,ha kitabımız demişken araya hastane günleri girince söz edemedim. ''Bibliyomanyaklar''ın ocak ayı kitabı  Kapalı Çarşı Cinayeti/ Esra Türkekul'du biliyorsunuz. İlk yazı benim yorumumla yayınladı,ikinci yazı ise  Selgin GB' ye ait... Kitabı biz çok keyifle okuduk ,sonucunda da çok keyifli yazılar çıktı, okuyunuz ve de yorumlayınız isterim:) Sonra eminim ki kitabı da okumak isteyeceksiniz.

bizim evin hallari 2 Gamsegamse  hastanede geceleri babası ile kalmayı tercih edince,kiii bizi tanıyanlar için bu kimseye garip gelmeyecektir. Benim bu kız yavruları bebekken , gece bile uyanıp babaaa mamaaa diye ağlarlardı. Ay benim de canıma minnet yani:))Akşama kadar ayile boyu hastaneye konuşlanıp geç saatte de  babalı kızlı onları  hastanede bırakıp Naziş ile eve döndük.  Zaten evin penceresinden taş atsak hastane penceresinden onların kafasına düşeceği için ,içimiz gayet rahattı. Tabi benim saatle işi olmayan teyzemgilleri  hesaba katmamıştık. Gecenin bir buçuğunda  geçmiş olsun telefonu açan teyzem yüreğimizi ağzımıza getirmekle kalmayıp gecemizi de bize heder etti... Bi de ertesi gün tekrar arayıp, o kadar geç miydi? o saatte uyunur mu? diye de kızdı...Ha  biz kitap diyorduk hani, bu akşam eve gelişlerde uyku tutmayınca kitap okudum. Ben o kitabı okumaya cesaret edemedim,şimdi rahatsız olurum diye diye ertelediğim,okumaktan kaçtığım kitabı Şenay bana yeni yıl hediyesi olarak gönderince, demek ki vakit bu vakit dedim. Kitaba  başladım ve başladığım gece bitirdim. Bi türlü adını da yazmadım di mi? hihihi... Ay hala mı yazmadım:)) ''Kirpiklerimin Gölgesi/ Şebnem İşigüzel''...Çocuklara yönelik cinsel tacizi,şiddeti anlatan bir kitap.Şebnem İşigüzel bir röportajında, çocukken  bir gün annesiyle yolda yürürken ; annesinin birden elini bıraktığını ve nerede olduğunu ,kim olduğunu hatırlamadığını o günden sonra tüm hayatlarının değiştiğini ,çok büyük bir travma yaşadığını kendini kirpiklerinin gölgesinden başka sığınacak bir yeri  yokmuş gibi hissetiğini söylemişti.Hatta bu travma yüzünden tüm kitaplarında ,roman kişilerinin başına hep belalar sardığını  da söylemişti. Ne zamanki çocukları olmuş,ondan sonra yumuşamış. Son okuduğumuz ''Venüs'' diğer kitaplarının aksine çok eğlenceli bir kitaptı.''Kirpiklerimin Gölgesi''nden önce  okuduğum'' Güneşin Kızları''  da böyle bir içeriğe sahipti. O yüzden  okurken ne kadar irite olsam da nelerle karşılaşacağımı  biliyordum en azından...


bizim evin hallari 3


İkinci kitap; 2O13 Nobel Edebiyat Ödüllü ''Nefret ,Arkadaşlık, Flört, Aşk , Evlilik/ Alice Munro''...Bir öykü kitabı... Anlatım dili, çevirisi mükemmel...Hikayeler de öyle... Alın,okuyun valla... Tavsiye ettiğim kitaplar arasına koyun...

bizim evin hallari 4

Üçüncü kitabımız iseeee)) '' Hürrem Sultan'ın Torunları/İnci Döndaş-Ali Serim'' in yaşayan 12 hanedan kadını ile yaptığı röportajlardan oluşan bir kitap. Leylak Dalıcım'ın yeni yıl hediyesiydi...Tanıştığımızdan beri her yıl, yeni yılın ilk okunan kitabı birbirimizin armağanı kitapları olur. Biyografi okumayı sevdiğim için bu kitabı da keyifle okudum.

Ben günlerdir evde sıkılınca, dün akşam Gamse'yi ablasının refakatine bırakıp ,karı koca dışarı çıktık. Kandilli'den karşı kıyıların ışıklarına baktık. Kıyıda yürüdük. Bir yerde oturup yemek yedik. Beyran çorbası içmemiştim hiç. Gaziantep yöresine aitmiş. Damak tadıma çok uydu bu çorba. Artık kaçmaz yani:))


bizim evin hallari 5



bizim evin hallari 6
Kandilli'den...Karşının ışıkları bir bir yanarken...

Hayde gittim ben...iyi yarenlik ettik valla...

Monday, January 27, 2014

MEVLANA Işığı



mevlana isigi 1
MEVLANA: IŞIKSIN SEN BİZE DOSTLUK YOLUNDA

“Kardeşim sen düşünceden ibaretsin

Geriye kalan et ve kemiksin

Gül düşünür gülistan olursun

Diken düşünür dikenlik bulursun.”

Her zaman genç, her zaman dinç olan Mevlana, yüzyıllar ötesinden yol göstermeyene devam ediyor anlayana, dinleyene. Bakın ne diyor gençlik için:

“Ne mutlu o kişiye ki gençlik çağını ganimet bilir de borcunu öder. Gücü kuvveti varken, vücudu sağ esenken, yüreğinde de, bedeninde de güç kuvvet varken başarır bunu.

O gençlik, yemyeşil, taptaze bir bağa benzer; esirgemeden yapraklar meyveler verir.”

Zaman geçmeden meyve vermeli, yararlı işler yapmalı, gençliği kahve köşelerinde, sigara dumanları arasında tüketmemeli. Asıl genç ne olursa olsun, “boş vermişim dünyaya” şarkısı söylemeyen, saçı sakalı ağardığı halde, enerjisini, çalışma azmini yitirmeyen kişidir.

Mevlana’nın dediği gibi yeni şeyler söylemek, yeniliklere ayak uydurmak gerek.

“Ey hacca gidenler! Nereye gidiyorsunuz? Önce gönül kıblesini ziyaret edin” diyor; “En büyük hac gönül almaktır/ Yüz bin Kâbe’den daha iyidir alınan bir gönül/ Çünkü Halil İbrahim yapmıştır Kâbe’yi/ Gönül ise Allah’ın baktığı makamdır.”

Yunus Emre de “Bir kez gönül yıktınsa bu kıldığın namaz değil” diye aynı düşünceyi savunuyor.

“Gel bakma kimseye hor/ Halkı yorma, kendini yor/ Yıkmak için çok düşün/ Yıkmak kolay, yapmak zor.” Bir halk manisi böyle diyor.

Mevlana, “Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol” diyor ama çoğu kişiler kendilerini dev aynasında görüyorlar, burunlarından kıl aldırmıyorlar.

Oysa din maddi ve manevi temizliktir, okumak, ilerlemek, kimseyi küçümsememektir. O yüce varlığa layık olmak istiyorsan, önce bencilliğin fildişi kulesinden in, özveri atına bin. Doğruya iyiye güzele git doludizgin. Erdem ayın olsun, sevgi güneşin. İşte budur gerçek din!

Cehennem konusunda şöyle der: “Cehennem nedir? Cehennem yedi başlı bir ejderhadır. Yedi başlı ejderha insanın nefsidir. Birincisi gurur kapısıdır. İkincisi hırs kapısıdır. Üçüncüsü şehvet kapısıdır. Dördüncüsü haset kapısıdır. Beşincisi hasislik kapısıdır. Altıncısı

hiddet kapısıdır.Yedincisi şöhret, bazılarına göre nefret kapısıdır. Bu yedi kapı; insanı tutsak eden, egemenliğe boyun eğdiren, zulme tutsak eden kapılardır. Bu kapılar kapandığı oranda özgürlüğün kapısı aralanır.”

İnsanın maddeleşmesini şöyle eleştirir: “Ey oğul! Ne zamana kadar altına, gümüşe tutsak olacaksın? Şu maddi bağımlılığın, şu arpaya düşkünlüğün seni eşekleştirdiğinin farkında değil misin? Şu bağımlılıktan kendini kurtar da özgür ol. Bedene ait duygu yolu, şehvet yolu eşeklerin yoludur. Ey aşağı duyguların bineğine binmiş ve eşeklerin arasına katılmış kişi, insanlığından utan!”

Mevlana aşk kaynağıdır. Bir şiirinde sevgilinin gelişini şöyle dile getiriyor:

“Yollara sular dökün/ Bahçelere muştular salın/ Bahar kokuları geliyor/O geliyor, o./Ay parçamız, sevgilimiz, yârimiz geliyor./ Yol verin, açılın, savulun/ Beri durun beri./ Yüzü apaydınlık, ak pak/ bastığı yeri ardında gündüzler bırakarak/ O geliyor, o!/

Ay parçamız, sevgilimiz, yârimiz geliyor./ Gökler yeryüzünü kapladı, örttü bir anda./ Bir anda dört yanı mis gibi bir koku sardı./ Bir yanda bir zelzele, bir kıyamet koptu cihanda./ O geliyor, o!/ Ay parçamız, sevgilimiz, yârimiz geliyor./

Bir anda can geldi bağlara, bağlar ışıdı./ Bir anda açıldı baktı bağlarda gözler/ Bir anda bizde ne gam kaldı, ne dert kaldı, ne keder./ O geliyor, o./Ay parçamız, sevgilimiz, yârimiz geliyor.

Yayından fırladı ok/ Hedefe ha vardı ha varacak./ Bahçeler selama durdu/ Serviler ayağa kalktı/ çayır çimen yollara düştü/ işte konca, ata binmiş geliyor/ Biz ne duruyoruz/ O geliyor o./ Ay parçamız, sevgilimiz, yârimiz geliyor...

Geceleri uykum kalmadı gitti ama/ Bak işte o güzel günler yola çıkmış geliyor.”

(Yenileştiren A. Kadir)

Sevgili dostu Tebrizli Şems için yazdığı şiirde dininin aşk olduğunu belirtiyor:

“Dinim aşktır benim yüzünü gördüm göreli

Benim dinim senin yüzünle övünür ey sevgili”

****

“Sevgili takar beni oltasına

Atar karaya balık gibi

Sevgili kurar gönlüme bir tuzak

Avcıdan yana çeker sürür beni”

***

Düşünce ve duygularımızı Mevlana’nın Mesnevi’sinden birkaç örnekle geliştirelim.

Adamın biri, Diyojen gibi, elinde mumla yolda dolaşmaktadır. Ne aradığını sorarlar. “Adam arıyorum, adam!” der. Gülerler, “Ortalıkta adamdan bol ne var?” derler. Bizimki başını sallar, “Ben kendini değil, başkalarını düşünen erdemli bir adam arıyorum, der. Var mı içinizde öyle biri? Ben hırsına yenilmeyen, yalan dolanla insanları aldatmayan, kimsenin malına mülküne göz dikmeyen bir adam arıyorum. Var mı içinizde öyle biri?

Ben hoşgörülü, güzel düşünceli, iyi niyetli, eğri yollara asla sapmayan bir adam arıyorum. Var mı içinizde öyle biri?”

Oradakiler içini çeker, “Böylesini zor bulursun ama umudunu yitirme, aramaya devam et. Bulursan bize de haber ver” der ve adamı yalnız bırakırlar.

***

Bir bilgin gemide kitap okumaktadır. Oradan geçen bir tayfa merakla ona bakar, “Ne anlıyorsun o kâğıtlardan, ne işe yarıyor onlar?” diye sorar. Bilgin, “Bu kâğıtların içinde derya var. Söyle bakalım, sen fizik nedir bilir misin?” der. “Bilmem” der tayfa. Bilgin içini çekerek şöyle der, “Gitti öyleyse ömrünün yarısı.”

“ Edebiyattan anlar mısın?”

“Anlamam.”

“Gitti öyleyse ömrünün bir yarısı daha!”

Bir süre sonra fırtına kopar, gemi beşik gibi sallanmaya başlar. Bilgin telaşla ne olduğunu sorar. “Fırtına çıktı. Gemi batabilir. Yüzme biliyor musun?” der tayfa. “Hayır, bilmiyorum” yanıtını alınca bıyık altından güler. “Gitti öyleyse ömrünün hepsi de!”

(Böylece hayat bilgilerinin, pratiğin, kitabi bilgilerden, teorilerden daha işe yaradığı gerçeğine değinir Mevlana’mız. Oysa biz okulda hayat bilgisini ilköğretimde okutur geçeriz ve onları okuldan çıkınca hayatın kucağına atıveririz sudan çıkmış balık gibi...)

Mevlana ayrıca kitapları olduğu halde bunları okumayan, onlardan yararlanmayan kişileri kitap yüklü eşeklere benzetir. Eşek, taşıdığı kitapların değerinin farkına varmaz.

(Modadır, kültürlü göstersin diye kütüphane yaptırıp içini ciltli, lüks baskılı kitaplarla dolduran ama hiçbirinin kapağını açmayan zenginlere duyurulur!)

***

Hadi gelin, Mevlana’dan aldığımız güçle, estirelim bir bahar yeli dostluk ve sevgiden yana. Benliğimizi güllerle bezeyelim, içelim aşkın şarabından kana kana. El ele verelim, gönüllerimizi birleştirelim, ileriye, hep ileriye gidelim. Yepyeni bir can, bir heyecan gelsin içimize. Bencilleri, çıkarcıları karıştırmayalım içimize. Taşlı dikenli de olsa bu yol güzel gelir inanana, kendini bu yola adayana.

Doğruya, iyiye, güzelliğe gel! Eğriliği, kötülüğü, çirkinliği alsın sel.



Bunu E-postayla GönderBlogThis!Twitter'da PaylaşFacebook'ta Paylaş


Sunday, January 19, 2014

O Küçük Kız Hala Gülümsüyor... Yalnızca Siz Duymuyorsunuz!



o kucuk kiz hala gulumsuyor yalnizca siz duymuyorsunuz 1
Mobil teknolojileri gençler her zaman daha yoğun kullanmış ve faydasını daha çok görmüştür. Ta ki 1 Ekim 2013’e kadar... TENA tarafından gerçekleştirilen yaşlılara özel sosyal sorumluluk projesinde, mobil ve internet teknolojileri, yaşlılarımızı mutlu etmek ve onlara unutulmaz bir gün yaşatmak için kullanıldı. Dünya Yaşlılar Günü’nde tüm Türkiye’nin sesini huzurevlerindeki yaşlılara ulaştırmak ve onları hatırlamamızı sağlamak için, dünyanın lider yaşlı ve hasta bezi markası TENA tarafından bir interaktif banner kampanyası gerçekleştirildi.

Gün boyunca www.hurriyet.com.tr ‘deki bannerlarda ve www.herzamangenc.com ‘da gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesinde; mobil teknolojinin gücü, internaktif bir video banner ile mutluluğa dönüştürüldü. Sabahtan akşama kadar yayınlanan reklam bannerlarına tıklayanlar, açılan ekrana cep telefonu numarasını girerek, saniyeler içinde çalan telefonlarının diğer ucunda bir huzurevi sakininin sesini duydular ve dünya yaşlılar gününü kutladılar.

Bu sürpriz kutlama kampanyasının iç ısıtan görüntülerini izleyince, kendinizi bir huzurevinde ya da bir aile büyüğünüzü ziyaret yolunda bulmanız kuvvetle muhtemel.

Bu kampanya, bir taraftan huzurevlerindeki yaşlılarımızı 1 Ekim boyunca aldıkları telefonlarla mutlu ederken, diğer taraftan 12 Kasım günü ödül töreni yapılan Mediacat Felis Ödülleri’nde 2 dalda aldıkları yaratıcılık ödülleri ile hayatlarındaki en özel anlardan birini yaşatmış oldu: http://www.herzamangenc.com/11/en-yaratici-dijital-sosyal-sorumluluk-projesi/

Siz de bu sosyal sorumluluk kampanyasına destek olmak ve huzurevlerini aradığımızda yaşlılarımızın yüzlerinde yaratabileceğimiz mutluluğu etrafınızdaki kişilere anlatmak için kampanya videosunu #bukızıgüldür hashtagi ile paylaşabilirsiniz.





Bir boomads sosyal sorumluluk içeriğidir.




Tweet